Ukrayna ile Rusya, Herson bölgesinde mahsur kalan Oleshky'ye yardım ulaştırılması için geçen hafta yerel bir ateşkes üzerinde anlaştı. Beyaz Saray'a göre anlaşma, Melania Trump'ın yürüttüğü ve iki tarafın da desteklediği bir insani girişim çerçevesindeki gizli görüşmelerle sağlandı.
Kremlin sözcüsü, Trump yönetimi döneminin dördüncü görüşme turunun Kasım ortasında Abu Dabi'de yapılacağını söyledi. ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, bu taahhüdü Zelenski ve Putin ile ayrı ayrı görüşerek aldı. Ancak Putin'in görüşmelere "ilkesel olarak" dönmeyi kabul ettiğini söylemesinden saatler sonra Rusya, Kiev'e can kaybına yol açan bir füze ve İHA saldırısı düzenledi.
Masadaki pozisyonlar
Rusya, dört bölgenin ve Kırım'ın tamamının kontrolünü ve Ukrayna'nın NATO üyeliğinden vazgeçmesini istiyor. Kiev önce cephe hattını donduran bir ateşkes, ardından somut güvenlik garantileri talep ediyor. ABD yönetimi ise Ukrayna'nın NATO üyeliğini masadan kaldırmış durumda.
Türkiye açısından
Türkiye, 2022'deki İstanbul görüşmelerinden bu yana kendini savaşın başlıca arabulucusu olarak konumlandırdı. Yeni turun Abu Dabi'de yapılacak olması, Körfez ülkelerinin de bu role ortak olduğunu gösteriyor. Karadeniz güvenliği, tahıl koridoru ve Montrö rejimi nedeniyle Türkiye'nin savaşın seyrindeki çıkarı ise değişmiş değil.
Uluslarötesi değerlendirmesi
Görüşmelerin yeri değişti, tarafların pozisyonları değişmedi. Bunun Ankara'nın arabuluculuk rolünde kalıcı bir aşınma mı, yoksa tek bir tura özgü bir tercih mi olduğunu anlamak için sonraki turları izlemek gerekiyor. Bugünden "Türkiye devre dışı kaldı" demek erken.